dilek@dilekerguler.av.tr
+90 544 888 89 89

Babam İçin

Bugün Babalar Günü… Benim babam bu dünyadan göçeli uzun yıllar oldu; üçüncü torununu görmeye ömrü yetmemiş olsa da büyük kızım ve biricik yeğenim sayesinde dede olmanın da keyfine varmıştı çok şükür.

Benim babamın oğlu olmamış hiç, daha doğrusu oğulları yaşayamamış; en uzun yaşayanı üç günlükken veda etmiş yaşama. Ne tuhaf bir tesadüftür ki babamın yaşama tutunamayan son oğlunun gözlerini kapadığı gün benim şu andaki eşim yaşama gözlerini açmış. Bambaşka bir yazının konusu olduğu için detaya girmeyeceğim bugün.

Babamın yaşama tutunan ilk evladı benim; adım onun için Dilek. Hep bir oğul özleminden midir bilmem ama erkek gibi yetiştirmişti bizi. “Erkek gibi”… ilginç bir tanımlama değil mi?

Ne demek “erkek gibi”? Nedir “erkek”? Hele ki “baba” olmak nasıl bir şeydir? Hani babayı tanımlarken diyorlar ya “bazı süper kahramanların pelerini yoktur”; bütün babalar süper kahraman mıdır gerçekten? Benimki öyleydi. Bu iyi bir şey mi kötü bir şey mi emin değilim. Hem bir erkek için süper kahraman olmanın getirdiği ağır yük hem de bir kız çocuğu için o süper kahramanın sevgisini hak edip takdirini kazanabilmek için harcanan çaba, hiç de kolay değil.

Kendimi bilip yetişkin bir kadın olduğumda dahi öyle önemliydi ki babamın takdirini kazanmak. Ondan bir aferin alabilmek için azami gayreti gösterdiğimi şimdi çok daha iyi fark ediyorum. Hakkını yemeyeyim, aferin demekten sakınmazdı hiç. Bununla beraber o takdir görme ihtiyacı nasıl bir duygu yaratıyorsa insanda bir türlü tatmin edilemeyerek bugünlere getiriverdi beni; ve tabi ki benim gibi milyonlarca kadını. Nasıl da güçlü bir motivasyon…

Araba kullanmayı öğrendiğimde henüz 16 yaşındaydım ve 17 yaşım biter bitmez ehliyetimi almıştım bile. Hiç unutmam liseden mezun olduğum gün bana sigara ikram etmişti babam, serbestti bizde böyle konular, yasak yoktu. Bu arada belirtmek isterim ki hiçbir zaman sigara tiryakisi olmadım ve son 16 yıldır ağzıma sigara sürmedim. Düşünüyorum da belki yasak olsaydı çok sıkı bir sigara tiryakisi olabilirdim. Babam hep güvendi bize. Öyle konforlu bir duygu ki bu güvenilirlik, belki de yaşamdaki güçlü duruşumun en önemli kaynaklarından biri. Babanız size güveniyorsa siz de kendinize güveniyorsunuz. Sözüm o ki, çocuklarınıza güvenin sevgili babalar, hem de koşulsuz güvenin.

Ben bugün dengeli bir yaşamda eş, anne, evlat, avukat, arabulucu, marka ve patent vekili, aile danışmanı, öğretim görevlisi gibi farklı rollerde mutlu olabiliyorsam senden aldığım güçle başarıyorum bunu babacığım.

Sonsuz teşekkürlerimle.

Ruhun şad, babalar günün kutlu olsun Süleyman Yaşar Akyüz; canım babam.