dilek@dilekerguler.av.tr
+90 544 888 89 89

Sırt Çantalı Çocuklar

Covid19 Pandemisi ve sokağa çıkma yasağı kapsamında özellikle müvekkillerimin yaşamakta olduğu sıkıntıların verdiği ilham kapsamında belki bir parça ufuk açar ve farkındalık yaratırım düşüncesiyle kaleme aldığım bu yazımı çocuklarımızın üstün yararlarını gözetmek ve desteklemek amacıyla  paylaşmanızı diliyorum.

Sırt Çantalı Çocuklar

Sizin hiç sırt çantanız oldu mu çocukluğunuzda? Dünden bu yana  uzun uzun düşündüm ama benim olmadı galiba. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı vesilesiyle eski fotoğrafları karıştırdım; hiçbirinde sırtımda çanta görmedim. Bizim zamanımızda okula giderken sırt çantası bu kadar yaygın kullanılmıyordu belki de, bilemiyorum.

Şimdi diyeceksiniz ki nereden aklına takıldı sırt çantası? Çocuklarımızın okula giderken o ağır kitapları defterleri doldurdukları sırt çantalarından dolayı duruşlarının bozulmasına mı takıldı kafan? Alakası yok ne yazık ki; tamamen bambaşka bir sebeple takıldım bu konuya.

Aile hukuku alanında uzmanlaşmış bir avukat ( halk diliyle boşanma avukatı 🙂 ) olarak bugüne dek çok sayıda çiftin özellikle anlaşarak boşanmasına yardımcı olabilme fırsatı elde ettim. Hatta sırf anlaşmalı boşanmayı kolaylaştırabilmek için Aile Arabuluculuğu Derneği’ni kurduk. Boşanma ve mal paylaşımı konularında uzun yıllar süren davaların aileler üzerinde ne derece yıkıcı etkileri olduğuna yakından tanık oldum. Bir çekişmeli boşanma davası sonunda en çok zarar görenlerin çocuklar olduğunu da çok iyi biliyorum.

Anne ve babanın anlaşmalı boşanma davası neticesinde (ama “lanet olsun bitsin” anlaşması  değil de gerçekten “barışarak boşanma” dediğimiz şekilde, birbirlerine saygılarını koruyarak) gerçekleştirebildikleri boşanmalar dışındaki her boşanma çocuklar açısından bir yıkım aslında.

Boşanma neticesinde çocuklar eşlerden biriyle birlikte yaşamak zorunda ve diğer ebeveynlerini ancak belirlenen günlerde görebilmekteler. Hele ki eşler birbiriyle diyaloğu kestilerse, birbirlerine karşı olumsuz duygular içindelerse bazen bu görüşmeler icra kanalıyla da gerçekleştirilebiliyor. İcra kanalı ile çocuk teslimi bir başka deyişle çocuk icrası dediğimiz durumlar ve bağlı sorunların her biri ayrı konular ve ilerde bunların detaylarına ilişkin de yazılarımı buradan izleyebileceksiniz.

Yıllar önce yaptığımız aile dizimi çalışmalarından birinde, annesi ve babası küçük yaşta iken boşanmış olan bir katılımcımız uzun yıllar bir sırt çantasına bağlı olarak yaşamak zorunda kalışını öyle naif bir dille aktarmıştı ki gruba; hatırladıkça gözlerim dolar hala. İşte benim bugünlerde daha da depreşmiş olan derdim annesi ve babası arasında gidip gelmek zorunda kalan çocuklar. O çocuklar ki Covid19 pandemisi nedeniyle sokağa çıkma yasağı olan bugünlerde #evdekal Türkiye sloganlarıyla, uzaktan eğitim olanaklarıyla korona virüs mağdurları arasında yerlerini aldılar.

Annesi ve babası ile birlikte aynı evde olabilen çocuklarımız şanslı sayılır. Bununla beraber tek ebeveynle yaşamak durumunda olan ve diğer ebeveyni ile ancak belirli günlerde görüşme imkânı bulan çocuklarımızın durumu hiç de iç açıcı değil.

Yukarıda söz ettiğim “barışarak boşanan” çiftler açısından bile zor bir dönem geçiriyoruz,  çünkü çocuklar sokağa çıkma yasağı kapsamındalar; yani ebeveynler görüşmeyi istese  ve desteklese bile fiili imkansızlık söz konusu. Bununla beraber normal zamanda dahi çocuğu ile diğer ebeveynin görüşmesinde kolaylaştırıcı olmayan hatta zorluk çıkaran ebeveynler, korona virüsün yarattığı pandemi nedeniyle alınan sağlık önemlerini de kötüye kullanmaktan geri kalmıyorlar gözlediğim kadarıyla.
Örneğin kendisi işe giden, markette alışveriş yapabilen, dolayısıyla dış dünya ile iletişimini kesmediği halde çocuğuyla aynı evde olan bir ebeveyn, diğer ebeveynin çocuğu ile gerekli fiziksel mesafeyi koruyarak görüşebileceği bir ortamı yaratmaktan imtina edebiliyor. Ya da günümüzün teknolojik olanaklarıyla görüntülü telefon konuşmalarının yapılması son derece ekonomik ve kolayken bu iletişime engel olabiliyor.

Önemle vurgulamak isterim ki velayet sadece bir hak değil aynı zamanda bir yükümlülüktür. Velayet hakkını elinde bulunduran ebeveyn çocuğunun bio-psikososyal bir varlık olduğunu unutmadan onun her anlamda gelişimi ve sağlığı için gerekli desteği vermek zorundadır. Zaten kaygılı bir ruh hali içinde olması kaçınılmaz olan çocukların bir de diğer ebeveyni ile iletişiminin engellenmesi çocuklar üzerinde travmatik etki bile yaratabilir.

Lütfen ama lütfen kendi duygularınızın esiri olmaktan çıkın ve çocuklarınızı korumak adına diğer ebeveyn ile iletişimlerini kolaylaştırın, onlara engel olmayın. Unutmayın ki iletişime engel olursanız bu ileride velayet hakkının kötüye kullanılması kapsamında sizin aleyhinizde bir durum yaratabilir hatta konuyu velayeti kaybedebileceğiniz noktalara bile getirebilir.

Covid19 pandemisi ile mücadele ederken gerek uzaktan eğitim gerekse sokağa çıkma yasağı nedeniyle geçici de olsa sırt çantalarından kurtulan çocuklarımızı sevgiyle kucaklıyorum ve uzun vadede ayrı yaşayan ebeveynlerin çocuklarının sırt çantalarını hafifletmesini diliyorum.

  
Sağlıkla kalın.

Ayşe Dilek Ergüler

25 Nisan 2020 , İstanbul